arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 131

Aşkın izleri

Gerçek aşkı sorgulayasım var bu aralar. Arada bir kendimi yokluyorum bu aşk konusunda. Şu aşk acısı dedikleri şey nasıl da fena…

İnsanın kabuk bağlamış yaralarını kopartıp kanatması gibi adeta. Etrafıma bakıyorum hayatımda olmak isteyenler sabırla bir tarafta, hayatımdan gidenler ise çoktan veda etmişler bile bana. Hani herkes kendi yolunda denir ya işte aynen öyle herkes kendi yolunda ilerliyor bu hayatta ama emin ama emin olamadıkları irili ufaklı adımlarla… (Devamını okuyun…)


İnploid

İnploid  hikayesini hurriyet.com ekonomi sayfasında okdum, ilginçti paylaşmak istedim.

Çığ gibi büyüyen sosyal medya da şimdide 150 bin lira maliyetle kurulan bilgi paylaşım sitesi  inploid projesi yerini aldı. Facebook, Twitter ve  Friendfeed’in iştah kabarttığı internet mecrasındaki muhteşem pastadan pay alabilmek ve global bir marka olmak düşüncesiyle ortaya çıkan projeyi çok mantıklı buldum ve başarı sağlayacağını umuyorum. Tek dezavantajın Türk halkının nedense yurt dışı kaynaklı sitelere rağbet etmesi, yerli projelere dudak bükerek bakması olduğunu düşünüyorum. (Devamını okuyun…)


Ölüm sessizliğinde bir sevgi

Günlerden Cuma’ydı. Sevgi’nin o günkü dersi erken bitmiş canından çok sevdiği sevgilisine sürpriz yapmak için güzel bir fırsat eline geçmişti. Eline telefonu aldığı gibi Can’ı aradı. “hayatım dersim uzayacakmış ancak akşama görüşebiliriz. Akşama kadar beni çok çok özle tamam mı?” dedikten sonra hemen okuluna en yakın alışveriş merkezinde aldı soluğu.

İlk önce alışveriş merkezi içindeki markete girip Can’ın en sevdiği yemekleri yapmak için bir iki yemeklik malzeme aldı. Sonrasında birlikte yudumlayabilecekleri kaliteli bir şarabı atıverdi market arabasına. Ellerinde paketlerle marketten çıkıp zar zor yürürken Can’ın uzun zamandır almak istediği beyaz üzerine mavi çizgili gömlek geldi aklına. Bir telaş alışveriş merkezindeki  marketin epeyce uzağına düşen mağazaya gidip nefes nefese bir halde gömleği aldıktan sonra güzel bir hediye paketi yaptırdı ve bir taksi çağırıp evinin yolunu tuttu. (Devamını okuyun…)


Yeni yıl yaklaşırken

Bir yıl daha bitiyor… Yaş alıyoruz hayat serüvenimizde. O kadar hızlı geçiyor ki zaman insan inanamıyor bazen. Hayatımın en curcunalı zamanlarını yaşıyorum galiba. Sabah yedi de gözümü açıyorum güne ve telaşla yaşıyorum saatlerimi, akşama ise yatağa yorgun girip yeni güne hazırlanmak için yumuyorum gözlerimi. Çoğumuz böyleyiz elbette. Koşturmasanda zaman geçmez gibi geliyor insana…

Bugün epeydir gitmek istediğim Av Mevsimi filmine gittim bir arkadaşımla. Evime yakın Ataşehir civarındaki bir alışveriş merkezinde sinamada buluştuk. Cumartesi olmasına rağmen sakin görünüyordu. Ben hiç sevmiyorum alışveriş merkezlerini, haftasonlarında ise özellikle gitmekten kaçınırım. Çünkü herşey bir işkenceye döner. Arabaya park yeri bulmak, mağazalarda kasa kuyruğunda beklemek, aşırı kalabalık beni sıkıntaya sokar. Ama bazen mecbur kalıyorsunuz zamansızlıktan… (Devamını okuyun…)


Eski köye yeni Rektör

Bir sürü hayalim ve idealim var. İyi çalıştığımı da düşünüyorum. Emin adımlarla ilerlemeye devam ettiğim sürece de hepsine ulaşacağıma eminim. Ve kaç yaşında olurum bilmem ama tüm ideallerim ve hayallerime ulaştığım zaman yapacağım şey ise elde ettiğim her şeyi bırakarak gitmek… En büyük keyif ve heyecan verici kısım bir şey olana kadar ki süreçtir. Bir şey olduktan sonra işin bütün heyecanı biter. Ama kimileri için öyle değildir.

Köleye sormuşlar: “Özgür ve zengin biri olsan, ilk neyi elde etmek isterdin?” Köle hiç düşünmeden yanıtlamış: “Çok kölem olsun isterim!… Aynen bu mantık ile hareketle bir sürü kölesi olduğunu zanneden Celal Bayar Üniversitesine yeni atanan rektöre ( Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli ) Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bir süre önce  “Hayırlı olsun” ziyaretinde bulundu.Ve olanlar olur. (Devamını okuyun…)


Yılbaşında erkekler alışveriş, kadınlar kırmızı don mağduru :)

Ah biz kadınlardaki şu alışveriş merakı yok mu kahrediyor sevgili erkek milletini. Bugün arkadaşımla yılbaşı için alışverişe çıktık. Bizim öyle minyatür çam ağacı alalım süsleyelim, evin camlarına güle güle 2010 hoş geldin 2011 gibi yazalım ya da mutfağı tıka basa çerezle dolduralım gibi adetlerimiz yoktur. Biz daha çok yılbaşı bahanemiz olsun, laf aramızda kendimizi süsleme telaşındayız.

Haydi bismillah dedik attık kendimizi son derece kalabalık bir mağazaya. İçeriye girdiğimiz gibi gülmeye başladım çünkü etraf dertli, kederli ve bir o kadar da bıkkın erkekle doluydu. Hepsi bir köşeye sinmiş eşlerinin ya da kız arkadaşlarının alışverişlerini bitirmesini yorgunluktan düşmüş bir halde çaresizce bekliyorlardı. İçimden “ayy yazık bu adamlara ya buraya kadar sürüklenmişler yeni yıl dolayısıyla” dedim. (Devamını okuyun…)


Puff diye yok olabilmeyi ne kadar isterdim

soğuk düşlerden sıyrılıyor hayat acıtan gerçeklere sarınıyor, üzerine damlayan her damlada eriyor ruhunun derinindeki sızılar…

ruhunu saran ızdırabın izdüşümü gibi gün, hava kötü bir dost sesinden mahrum..iki çift laf edemeyecek kadar yorgun…

başını dayadığı otobüs camından izliyor dışarıyı, yaşamaktan ölesiye nefret ettiğini en derin yerinde hissediyor yüreğinin…

sakin adımlarla geçiyor meydanı, insan sesleri fonda çalan iğrenç bir şarkı gibi tırmalıyor kulaklarını…oysa o her adımda daha derinine iniyor kendi varlığının. (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz