arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 186

Bay Gri.com iki yaşında

Vay be şurada yazdığım ilk yazıyla yayım hayatına başladığımızı haber vermiştim. Bak işte burada da birinci yaşımızı kutlamıştık.

Ve bugün; içinden gökkuşağı geçirmeye çalışarak hayatın asık suratına seri ve steril yumruklar atıp bir nebze rahatlama, fazla değil azıcık tebessüm etme adına kurduğum baygri.com iki yaşında…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Valla iyi ki kurmuşum,  heyecan verici bir hızla büyüyoruz şuanda 60 civarı  olan yazar sayımızın 2011 yılı içinde 100′ü geçeceğini tahmin ediyorum.

Narsist bir blog olduğumuz yönünde seviyeli ve sevimli eleştiriler alıyorum… Evet kardeşim seviyoruz kendimizi, ceplerimizden iyi huylu egolar taşıyor. İşte bu yüzden blog ödüllerinde birinci olmamızdan, çalınan- kopyalanan yüzlerce yazımızdan veya Google’a “aşk acısı” yazıp görsellere tıkladığınızda ilk 10 sayfanın birinde fotoğrafımın çıkmasından bahsetmeyeceğim zira konumuzla alakası yok :) (Devamını okuyun…)


Arkadaştan sevgili olur mu?

Sevmek ne güzel şeydir. Güzeldir güzel olmasına da sevmek doğru zamanda doğru kişiyi sevdiğimizde güzeldir. Bazen aklımızın ucundan bile geçmeyecek birisini, bazense tam da aklımızdaki kişiyi hayatımıza kattığımızda güzeldir sevmek… Ama bu demek değildir ki hayatımızda her haltımızı bilen arkadaşımızı kendimize sevgili yapıp, hatta takıp kolumuza dolaştıralım…

Hayatta uğruna canımızı verebileceğimiz arkadaşlarımız olur. Biz onu çok severiz o ise bizim onu sevdiğinizin iki kat fazlası bir hayranlık besler bize. Bastırılmış duygular içerisinde sürekli olarak kendisine “biz arkadaşız, biz onunla başka bir şey olamayız”der durur ama gelin görün ki kalbi çarpar bizim için boş yere. İçi sıkıştıkça daha çok patlamaya hazır bir bomba halini alır zaman içerisinde. Ve bir an öyle bir şey olur ki duygularını gizlemek artık anlamsızlaşır. Çünkü aşık olduğu arkadaşı ona ne kadar yalnız olduğundan bahsetmeye başlamıştır. Bizim koca oğlan da üzerine alınır “evet o da benden hoşlanıyor” der ve içindeki aşk sarmaşıklarını aşık olduğu arkadaşına doğru uzatır. (Devamını okuyun…)


Çirkin Çocuk Günceleri – 7

Şimdi bu koltuktan kalkmak, kalkıp kaçmak geliyor içimden. Bir zamanlar sevdiğim, hala içimde sevgisinden parçalar taşıdığım bu yabancıyı terk edip gitmek. Ama yapamıyorum, gidip bir çay daha alıyorum kendime. Suskunca oturmaya devam ediyoruz. Barışmaya gelmedim diyorum. Gözleri gözlerimde, biliyorum diyor, suskunluğundan anlamıştım bunu. Sevdiğim o kadın gibi değilsin, gözbebeklerin hiç gülmedi, oysa benleyken, gülerdin hep, kızsam da kıskansam da gülerdin…

Kumandayı elime alıp, kanal gezdiriyorum, başını koyuyor dizlerime, ses etmiyorum. Masum bir çocuktan farksız kapatıyor gözlerini. Gideceğimi biliyor, bir daha hiç gelmeyeceğimi. Bir kanal bulup, sessizce izliyorum, gözleri halen kapalı. Ellerim saçlarında geziyor, kıpırdanıyor göz kapakları. Kalkıp oturuyor yanıma, çekip başımı alıyor göğsüne susuyorum. Susuşum kurşun gibi havada asılı kalıyor. İyi ki geldin diyor, iyi ki… Cesaret bekliyor benden ben susmaya devam ediyorum. Dudaklarımın yanışıyla açıyorum gözlerimi. Nefesini hissetmek özlemlerimin en büyüğünde. Kedi gibi yer buluyorum kendime, susuyoruz birlikte. Ayağa kalkıp gitmeye hazırlanıyorum, durduruyor beni. (Devamını okuyun…)


Özledim diyebilmek

Beni sonsuza dek kaybetmekten korkmalı yüreğin. Bensizlik canını yakmalı gecelerce… Uykusuz geçirdiğin gecelere ev sahipliği yapmalı yeni doğan gün… Unutmaya çalışmaktan usanıp, hatıralarında güzel anımsamalısın artık beni… Umudunu kaybetmemeli, umut etmelisin bir gün sana geri döneceğimi…

Beni beklemelisin ayrıldığımız yerde. Gözün yollarda, kalbinse bensiz çıkmazlarda olmalı… Bir heyecan kaplamalı sana geliyorum diye arsız yüreğini. İçin ısınmalı yine beni ilk gördüğün gün ki gibi… Hava yine hafif rüzgarlı olmalı, benim biraz içim üşümeli. Sen beni sıkıca sarmalısın o tuhaf sıcağınla. Konuşmak yerine yine susmalıyız ikimizde. Konuşamayan hallerimize gülmeliyiz iki deli bir olup delice…   (Devamını okuyun…)


Bahçelerde Börülce

Bahçelerde börülce
Oynar gelin görümce
Oynasınlar bakalım
Bir araya gelince/ içkeçe yöresine ait/mahlası bilinmiyor

Ayşe kadın ve boncuk ayşe gitti gider diye tencere dipleri karalar bağlarken son haber hepimizi yıktı; barbunya kök saldığı topraktan sıkılıp, denize açılmış, enginlerdeki adı barbunmuş!; tüm balıklar bu adı bellemiş, öyle çağırırmış yasak savıcı pilav dostunu. (Devamını okuyun…)


Toz Bulutu

Sen bilmesen de ben çok uzun süre beni bekledim. Anılar yetiyordu seni beklemek için. Anılarla ayakta duruyordum belki de…

Bir umut ışığı yakmıştım bize, bütün siyah korkulardan uzakta… Uzun zaman sonra özlemek ne demek artık biliyordum.

Sonra mı? Sonrası toz bulutu arasında yok olmak…

Bazen her şeyi geri almayı o kadar çok istiyorum ki ama o kadar imkânsız bir istek ki bu…  İkimizde değiştik ve artık çok geç. Kendi yollarımızda adımlar atıyoruz ama öyle zamanlar oluyor ki özleminden ruhum, hareket edemiyor. Sadece yaşlar akıyor. Neye ağladığımı bilmeden ağlıyorum. Geri gelmeyecek zamana mı yoksa biten bir aşka mı, yoksa artık ikimizin de aynı kişi olmamıza mı? Neye ağlıyorum? (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.