Maske peçe ebe sobe

Fransa Parlementosu, kamusal alanda burka ve peçe yasağını onaylamış. Sağlık nedenleriyle maske takmak zorunda kalanlar, eskrim gibi sporları yaparken maske takmak zorunda kalanlar, karnaval, bayram ve maskeli balolarda yüzü de kapatan giysiler giyenler bu yasaktan muaf olacakmış.

Çocukluğumdan beri, oldum olası laf olsun-oyun olsun diye bile, maskeyle hiç aram olmadı. Sağlık nedenleriyle olan zorunluluktur, sözüm o bölümü kapsamıyor elbette. Ama yok karnavalmış, yok bayrammış, maskeli balo varmış hiç umrum olmaz, olduramam da. Ay yüzümde bir örtü, gelirler bana. İçim bunca aleniyken, ruhumun örtülerinden soyunurken, yüzümde maske, peçe offf o ne beee. (devamını gör…)

Yorum yap

Şaka değil…

Bu olay ancak Türkiye’de olur denilecek cinsten . Bir duruşmada çıkan kavgada dayak yediğini öne süren avukat mahkemeye başvurarak, dayak atmakla suçladığı kişilere dava açar. Davadan bir sonuç alamayan avukat soluğu insan hakları mahkemesinde alır . Olayı değerlendiren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’den savunma ister.

Türkiye’den gönderilen savunma: ” Biz diğer avukatları dövdük ama o avukata hiç dokunmadık .” şeklindedir. (devamını gör…)

1 Yorum

İzledim: Gece ve Gündüz

Geçtiğimiz cuma günü vizyona giren Gece ve Gündüz filmini izledim, aksiyon severler için kaçırılmayak türden bir film.

Filmin baş rollerinde Tom Cruise ve Cameron Diaz oynuyor. Oldukça sıradan bir yaşam süren ve yalnız bir kadın olan June, kız kardeşinin evliliği için hazırlık yaparken tesadüf eseri gizli bir ajan olan Milner ile karşılaşır. June, Milner’la tanışmalarının ardından bir yandan tehlikeli bir yandan da eğlenceli bir dizi maceranın içine düşer, tesadüflerin onları hep bir araya getirdiği güzel bir film. (devamını gör…)


Söyleyin Pedro’ya

Devasa çark dönüyor Pedro. Minicik bir dişlisin sen de, ben gibi. Durmak yok. Durduğunda, inan bana kocaman çarka bir şey olmayacak. Aynı hantallığıyla, yine umarsız dönmeye devam edecek.

Durmak yok, Pedro. Durursan, devasa çark seni affetmeyecek. Minicik sen dişlisi kırılacak. Kırılacaksın. Düz dişliler, sonsuz dişliler, helis dişliler ve çavuş dişliler belki bir an ağlayıp, gıcırdayacak. Sonra birileri gelip onları yağlayacak. Biliyor musun Pedro, yanında çevirdiklerin de, hasar alacak. Ama onlar da kalacak, dev çark sadece seni dışarı atacak. Çarkın içinde olmayacaksın Pedro düşünsene. Evet, bir an ve büyük cesaret. Ama düşünsene Pedro, ne gaflet. Yerin belki boş kalacak, bir iki ilaveyle tamir edilmeye çalışılacak, yada yerine yenisi konacak. Yan dişliler yine dönmeyi sürdürecek, ve her biri yine çarkın bütününe hizmet etmeye devam edecek. (devamını gör…)

5 Yorum

Gecenin en karanlık saatinde, eğer yazmanız yasaklansaydı

Zor oldu, alışmaları. Yıllarca yoğun ilgisine maruz kaldıkları, tandıkları, ezberlerine aldıkları kadın, bir anda elinde kağıt kalem, yazı faslına dalmıştı. Abartısına aşinalardı. Ama kadın pervasızca, her yerde, her saatte, keçilerinin her gelişinde (Peri demiyorum, iyi yazmak için ilham perisi gelir. Bana gelenler keçidir) artık kağıt kalemle haşır neşirdi.

Zor oldu, alışmaları. Yoğun baskılarına, beni kafaya almalarına aldırsaydım, inat etmeseydim, dikmeseydim şu dik kafamı, usanıp vazcaysaydım eminim alışmayacaklardı. Yazı yazmayı seviyor, yazdığım her satıra kendimi seriyor, sitem baygri’yi yuvam kabul ediyordum. (devamını gör…)

4 Yorum

Mürekkep balığı Aslı varken, ahtapot Paul de kim?

Ben diyorum size; Bu kadını türbe diye ziyarete gelin. Mumlar yakın. Koluna saçlarına çapıtlar bağlayın. Eteklerinde adaklar adayıp, parmaklarına teller sarın. Ama sessiz sedasız, temiz yürekle ve huşuu ile gelin, öyle etrafını piknik alanına çevirip eteklerinde yatmayın. Yanında yamacında oruç açmaya kalkmayın:)

Ahtapot Paul de kim oluyormuş, mürekkep balığı Aslı’nın yanında. Onun bile bir- iki yanılma payı oldu. Mürekkep balığı Aslı hiç yanılmadı. Öyle ahtapot Paul gibi yeme ulaşmak narına, kolunun tekiyle yem dolu kabın içindeki bayrağa filan sarılmadı. Gönlü safiyetle ve karşılıksızdı. Kah rüya gördü haber aldı, kah içindeki ses kulağına fısıldadı. O da, mürekkebinin tuş basma haliyle her hissiyatını, ya yanılırsam endişesi taşımadan çocuk saflığında yazdı. (devamını gör…)

4 Yorum

2010 Dünya Kupası İspanya’nın

Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı 2010 Dünya Kupası’nın Johannesburg’daki Soccer City Stadı’nda oynanan final maçında, Hollanda’yı Iniesta’nın 116. dakikada attığı golle 1-0 yenen İspanya dünya şampiyonu oldu. Hollanda çıktığı 3. dünya kupası finalinde de yenilerek bu alanda bir rekora doğru emin adımlarla koşuyor, İspanya ise 2008 yılında Avrupa şampiyonu olmasının ardından tarihinde ilk defa dünya kupasını kazandı.

2010 dünya kupasında Almanya’nın oynadığı beş maçta kazanan tarafı doğru tahmin eden ahtapot Paul, dünya kupası finalinde İspanya’nın kazanacağını tahmin ederek bu tahmininde de yanılmadı. Vuzuzela’sıyla, ahtapot Paul’üyle, başta Hollanda’lı olmak üzere harika bayan taraftarlarıyla bir dünya kupası rüyası daha bitti. (devamını gör…)


Hala umut var

Hayat,  aslında ayrıntıda gizlidir ama biz ayrıntıları sevmeyiz ve hayata karşı çok kesin çizgilerle dururuz. İstemediklerimizi kırmızı çizgilerle altı çizer evrene geri gönderiz ama bilmeyiz ki neyi itersek onu çekeriz ve belki de bu yüzdendir ki hayatta asla dediğimiz çoğu şeyi yapmışızdır ve bunu yaparken unutkanlık hastalığına tutuluruz. Asla’larımızı unuturuz ve biraz daha duyarsızlaşırız. Sadece tek yol ve tek doğru olduğunu zanneder ve bizim yolumuzda olmayanları dışlarız.

Halbuki ne tek yol yol vardır ne de tek doğru. Hayatın en güzel kısmı eninde sonuda hangi yolu seçersek seçelim varış noktamızın aynı olmasıdır. (devamını gör…)

2 Yorum

Mutlaka tren istasyonlarında beklemeliyim gelişini

mutlaka yağmurlu bir mevsimde olmalı,
ve mutlaka tren istasyonlarında beklemeliyim gelişini.
gece bitmeden biten şaraba ettiğimiz küfürlerin,
diyaframlarımızdan titreşerek havaya yayılan
en sarhoş,
en mutlu,
ses dalgaları inletmeli geldiğin geceyi.

bedenler bıçak sırtında,
dokunuşlar bir öncekinden daha keskin ve inadına hevesli,
gözlerimde yelkenliler yüzdürdüğün mavilik hırçın, sana olan mesafe bin şehirden daha uzak,
saçlarında şeytan uçurtmaları uçurduğum nefesim tutsak,
kapkara bir odada kapkara bir kediyi nefesimi tutup yakalamakla görevlendirildim, (devamını gör…)


Seninkinin üzerinde ne var

Masaya oturur oturmaz, hepimiz silahını çıkarıp masanın üzerine koyan kovboylar gibiydik. Daha oturduğumuz sandalyeye kendimiz yerleşmeden, sigara paketlerini masanın üzerine koyuşumuza hala inanamıyorum. Yuhh ya, biz hepimiz bu kadar mı içiciyiz. Bunca mı bağlanmışız, bağımlıyız diye düşünmekten kendimi alamadım.

Şimdi oturup da, ”Vah vah, napıyoruz biz?” diye diye tüttürmeye kalksak, daha çok zehirleneceğiz. En iyisi, kendimize çıkardığımız ölüm davetiyeleriyle kafa yapmak. Eee nasılsa öleceğiz. Sigara tüketicilerini caydırma amaçlı paketlerin üzerinde ki resimleri kast ederek, sordum yanımdakine. ”Seninkinin üzerinde hangi resim var?” (devamını gör…)

12 Yorum

İşsizlik mi var, nerde?

Oyalanmam lazım. Yani, vakit tüketmem lazım. Vakit geçirmek demiyorum. Çünkü, oyalanmak için bulunduğum yerde, geçmedi vakit. Vakit dedin mi hele sayılısı, geçip gidiverir aslı esası. Ama yok, vakit tüketmek dersem daha doğru. Hem vakit dediğin tükense ne yazar, oyalanacağım derken ben tükendim dostlar.

İlk gidişim değil elbet. Çok keredir gitmişliğim var. Ve her seferimde, ”çık çık çık” dilim damağımda. Ve her defamda, her ayak basışımda, ”vaay bütün işsizler burda” diye söylene söylene oturuyorum dış bölümde, bir cafenin koltuğunda. Sözünü ettiğim yer, işsiz güçsüz takımının mekanı. Yediğini geğiremeyen hazımsızların ortamı. Neresi mi? İstinye Park tabi ki. (devamını gör…)

Yorum yap

  • Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman, çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat. Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın, ateş de pay alır kendine soğuktan..."Pablo Neruda"

  • Arşiv

  • Kafiyesiz Duygular on Facebook
  • (-_-)

  • www.baygri.com on Facebook
  • Son Yorumlar

    Biz - Ben - Yazarlık - Sponsorlar - Sitemap - 1 Dk. - Gizlilik - Kullanım - Reklam - Sponsorluk - Yukarı


    Türkiye'nin en iyi topluluk blogu ödülüne layık görülen baygri.com özgür ve samimi bir sinerji topluluğudur, bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. copyright © 2008-2010 Bay Gri