Kaynı bu mesajların geleceğini az çok tahmin ediyordu da bu kadar erken geleceğini tahmin edememişti. Bir gün Hamiyet’i bir kenara çekti. Bak dedi” ölenle ölünmüyor, yaşam devam ediyor. Seninle ilgili kulağıma söylentiler daha şimdiden gelmeye başladı. Yani taliplerin bir hayli fazla… Sen ne düşünüyorsun bilemiyorum ama eğer evlenip gidersen sorun olmaz. Yok, ben tek başıma burada yaşamaya devam ederim diyorsan bak ben karışmam, biri gelir seni alır, götürmek ister, sonra ben dayanamam işin içine girerim, olay çıkar maazallah kötü şeyler olabilir. Benim başımı belaya sokma! Yani bu hususta benden sana bir destek yok, uğraşamam onlarla, adamların zaten gözleri dönmüş, karı diye karı oluyorlar!” dedi.
İşte Hamiyet’in kestiremediği yaşamı şimdi önüne çıkmıştı! Kocası yanındayken başka köyden gelin gelmenin zorluğunu hiç yaşamamıştı. Kocası ölünce, öküz öldü ortaklık bitti misali koca tarafı desteğini hemen kesmişti. Kendi akrabaları ise uzaktaydı. Anne, baba, dayı, amca, kardeşler… Yani yalnız başına yaşar iken bir sıkıntısı olduğunda hemen destek alabileceği, ona kol kanat gerecek olan kimseler yoktu yanında, yakınında. (Devamını okuyun…)
Son yorumlar