2010 UEFA Süper kupasını Atletico Madrid kazandı

2000 yılında Real Madrid’i 1-1 biten normal süre sonrasında Jardel’in ”Altın Gol”üyle 2-1 yenen Galatasaray’ın Türkiye’ye getirdiği UEFA Süper Kupa’sının 35.si bu akşam; 2010 UEFA Şampiyonlar ligi şampiyonu İnter ve 2010 UEFA Avrupa Ligi’nin şampiyonu Atletico Madrid arasında, Monaco’daki 2. Louis Stadı’nda oynanan maçın sonucunda Atletico Madrid”in oldu.

Atletico Madrid, ilk yarısı golsüz biten maçın 62. dakikasında Jose Antonio Reyes’in ve 83.dakikada Sergio Aguero’nun attığı gollerle İnter’i 2-0 yenerek 35. UEFA Süper kupasının sahibi oldu, maçın 90. dakikasında İnter adına Diego Milito bir penaltı atışından yararlanamadı.

UEFA Süper Kupasını 34 yıllık geçmişinde 11 ayrı ülkeden, 22 farklı takım müzesine götürmüş. 1974, 1981 ve 1985 yıllarında düzenlenmeyen kupa’da UEFA Süper kupasını kazanan takımlar şunlar; (devamını gör…)


Uzun zaman oldu

Uzun zaman oldu, en son yazımı nerdeyse 4 ay önce yazmışım. Şubat ayı erken rezarvasyon döneminin başlaması ile birlikte işlerimiz, yeni elemanların işe alınması, onların eğitimi derken o kadar yoğunlaştı ki kendime vakit ayıramadım. Ofis-ev, ev-ofis arasında gidip gelen bir ruh oldum sadece…

Sabah 9:00 akşam 21.00 bazen akşam 23:00-24:00′a kadar ofisteydim oldukça yoğundu. Sabah ofise geldiğimde baygri.com’u açabiliyorsam ne mutlu bana. Bu yorucu süreçte baygri.com ve kahvem beni her zaman dinlendirdi, fırsat buldukça yorumlarla eşlik etmeye çalıştım yazar arkadaşlarıma… (devamını gör…)

2 Yorum

Serdar Kılıç/ Doğada Tek Başına

Son dönemlerde NTV yeşil ekran kuşağında yayınlanan programlar oldukça ilgimi çekiyor, şurada Tuncel Kurtiz ve Dostları programı hakkında birşeyler yazmıştım.

Bugünkü yazı konum ise Serdar Kılıç’ın elinde sadece bir bıçak ile doğada verdiği yaşam mücadelesini konu alan “Doğada Tek Başına” programı. Çarşamba günleri saat 21:00 de ekrana gelen programın tüm bölümlerini izledim. Israrla tavsiye ederim. (devamını gör…)


Seni sevmiyorum Ayedaş 2

Geçmişe yönelik (yaklaşık 3 sene önce) evin boş kalmasından dolayı az elektrik kullandığımdan bana borç çıkaran Ayedaş’a şurada Ayedaş’ı sevmiyorum başlıklı bir yazı yazmıştım, o konuyla ilgili bugün bir gelişme oldu.

Yaptığım itirazı değerlendiren Ayedaş  821.40 TL’lik borcu lütfedip 175 TL’ye düşürmüş. Ben o dönemlere ait gelen tüm faturaları ödediğimi, olaydan yaklaşık üç sene sonra çıkarılan faturanın itirazdan dolayı 175 TL’ye düşürülen tutarınıda kabul etmediğimi ve bana “geçmiş döneme ait az kullanımdan fatura çıkardıklarına dair yazılı bir gelge vermelerini” istedim. O belgeyi daha alamadım sanırım vermeyeceklerde, durumu; s.ke s.ke bu 175 TL’yi ödeyeceksin, üstelik son ödeme tarihide geçti, sana şuan faizde giriyor demeye getiriyorlar. (devamını gör…)


Ey Aşk Nerdesin?

Biliyor musun ben kimsenin yanlışı olmadım ve kimsenin inandığı doğrularıyla oynamadım. Aklımı çeldirmedim kimseye ve kimsenin aklını çelecek kadar tehlikeli olmadım. Hep inandıklarımı yaşadım. Kaderin benim için anlamı, inandıklarımı yaşamaktı her zaman.

Yeri geldi sevdim hem de çok sevdim. Kendimden bile çok… Üzerine titredim sevdiğimin. Kalbimi ona verdim ve “kalbime iyi bak” dedim. Onun göğsünde uyudum, gözlerinde büyüdüm… Ne olursa olsun pişmanlık ne bilmedim. (devamını gör…)

4 Yorum

Ölüyorsun henri seni yolcu etmeye geldik

Henri_de_Toulouse-LautrecKısacık hayatındaki özgür duruşuyla beni çok etkileyen Ressam Henri de Toulouse-Lautrec’in hikayesi;

Henri de Toulouse-Lautrec 1864 yılında Fransa’da Aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğmuş, çocukluğunda geçirdiği hastalık sonucunda cüce kalmış, resim yaparak hayata tutunmayı seçmiştir. (devamını gör…)


Kargo gelir yanaşır içi dolu höşmerim

Bugün öğleden sonra dört gibi bir kargo geldi, eşimle birlikte gelen kutuyu açtığımızda içinden iki kilo Balıkesir’in meşhur Höşmerim tatlısıyla şık dizayn edilmiş bir kolonya çıktı. Kargoyu baygri.com yazarlarından Elif Savaş göndermiş, kendisine bu zarif davranışından dolayı eşim ve şahsım adına teşekkür ediyor ailesine selamlarımı gönderiyor ayrıca anne ve babasının ellerinden öpüyorum.

Daha öncede Bursa, Eskişehir ve Ankara başta olmak üzere bir çok şehirden birçok dost böyle şık hareketler yapmışlardı bu yazıyla hepsine yeniden teşekkür etmiş olayım. Postacı gelipte beni strese sokacağına hep kargo gelsin kargo iyidir :) (devamını gör…)


İnsan isterse

İnsanlar yaşadığı mekânda, çevresinde küçük değişiklikler yaparak yaşamlarına farklı bir tat katabilirler.

İkamet ettiğimiz binanın karşısında bir apartman var. Bu apartmanın giriş dairesinin bitişiğine kömürlük- depo vari bir yer yapılmış. Belli ki sonradan yapıldığı için bu yerin üst betonu o evin zeminiyle aynı değil, penceresinin hizasında. Yani ne bir balkon ne de bir veranda görünümünde bile değil. Amaçsız eklenti gibi. O beton zemine evden geçmek için bir kapı falan da yok doğal olarak. Orası bir şekilde kullanılmak istense ancak pencereden girip çıkış yapılarak kullanılabilir durumda. Küçük bir bahçeye de bakan bu yer bir zamanlar öylece boş duruyordu. Yani kullanılmıyordu. (devamını gör…)

1 Yorum

Biri küçük aptal mı dedi? Buradayım burada:)

Kafayı yemişcesine kitap okuyorum. İki günde 600 sayfa kitap biter mi? Bitiyor valla. Kitap yetiştiremiyorum kendime. Ya her zaman gidip alışveriş yaptığım kitapçımdan alıyorum istediğim kitapları ya da dr sitesinden sipariş veriyorum elimdekileri bitirmeden.

Newyork Times çok satanlar serisinden bir kitap almıştım geçenlerde bakalım çok sattığına değmiş mi diye. Kitabın adı “Karpuz”. Açıkçası çok satması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Ne bileyim okuduktan sonra çok satacak bir yanı olmadığına kanaat getirdim. Ama tabi zevkler ve renkler meselesi ben beğenmem bir başkası bayılır o ayrı konu. (devamını gör…)

4 Yorum

Editörüm Cengiz bey’e içten bir teşekkür :)

Bugün kapı çaldı. Kapıda kargocu amca, tombik ellerinde ise sevgili editörümün hediyesi olan sarıp sarmalanmış bir resim :). Gerekli yerlere annem imza atarken, ben ise özene bezene resim üzerindeki kağıdı yırtmaya çalışıyorum. Annem olaya el atıyor “geç bakiyim sen şöyle kenara sakar şakire” deyip elindeki makasla yavaş yavaş kağıdı resimden ayırıyor arada da bana bakıp “Allahım bunu ben mi doğurdum” diye şüphe ediyor bakışları. İkimizde bir süre resime bakıyoruz.

Benim için İstanbul eşittir kız kulesi ya da kız kulesi eşittir İstanbul diyebiliriz. Sanki kız kulesi olmasa İstanbul yarım bir parça gibi gelirdi herhalde bana. Kız kulesi İstanbul u tamamlayan bir güzellik. Ve Kız Kulesi gibi bir güzelliğin, resimlerini her zaman beğendiğim bir ressam olan Bülent Yılmaz imzasıyla evimde olması da benim için ayrı bir güzellikti. (devamını gör…)

4 Yorum

Kimse kusura bakmasın hepsi benim:)

Dün gece biraz rahatsızlandım bugün oruçlu değildim haliyle. Nedenine gelirsek eğer, hepsi zeytinyağlı sarmaların suçu yok yok vazgeçtim hepsi benim sarmaya olan zaafımın suçu.

Karşıma geçip sevdiğin adam mı yoksa zeytinyağlı sarma mı diye sorsalar, “Ne var bunda bilemeyecek tabiki zeytinyağlı sarma” derim.( regal reklamlarına mı benzedi bu söylediğim ne aklımı seveyim aklımı :) ) Kısacası bir tencere değil iki tencere de olsa yerim şuursuzca. Ayıptır söylemesi canım isterse pek güzel de sararım incecik, kalem gibi. Ama içeriğinde nane ya da maydanoz oldu mu sinirlerim bozuluyor hiç sevmiyorum hiç! (devamını gör…)

4 Yorum

  • Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman, çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat. Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın, ateş de pay alır kendine soğuktan..."Pablo Neruda"

  • Arşiv

  • Kafiyesiz Duygular on Facebook
  • (-_-)

  • www.baygri.com on Facebook
  • Son Yorumlar

    Biz - Ben - Yazarlık - Sponsorlar - Sitemap - 1 Dk. - Gizlilik - Kullanım - Reklam - Sponsorluk - Yukarı


    Türkiye'nin en iyi topluluk blogu ödülüne layık görülen baygri.com özgür ve samimi bir sinerji topluluğudur, bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. copyright © 2008-2010 Bay Gri