arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 44

Aslolan Aşktır

Beklentilerimiz ne kadar fazla olursa, yaşayacağımız hayal kırıklıkları da o kadar çok oluyor. Birine ne kadar bağlanırsak o kadar zor kopuyor, ne kadar seversek bir o kadar kırılıyoruz çoğu zaman. Ayarsız, yalansız, dolansız, oyunsuz seviyoruz insanları… Belki de sırf bu yüzden en çok biz yara alıyoruz aşkta…

Hesaplamıyoruz sevdiğimize “seni seviyorum” derken bir adım sonrasında olacakları… Düşünemiyoruz şımarır mı, bunalır mı ya da hoşlanır mı ağzımdan çıkan bu sihirli cümleden diye… Kalbimizde oluşan kelebek çırpınışları mutluluk eşliğinde elimize yüzümüze bulaştıkça bir adım daha bulanıyoruz aşka… Sormadan sorgulamadan, sadece onunla ve tabi ki sadece aşkla… Aslolan da bu değil midir zaten olanı sadece olduğu gibi sevmek, sevebilmek… (Devamını okuyun…)


Hatıralarımı Duru’luyorum…

Küçük bir anı defteri… Sayfalar arasında kargacık burgacık yazılar; ne kadar önemsenmiş olsa bile, ilkokul çocuğunun kaleminden ancak bu kadar iyisi çıkar. Neredeyse otuz yıllık bir defter. Kopuşmuş sayfalar; yaprak yaprak dökülmeye yüz tutmuş ama asla sonbahar yaprağı olmamış, gönül dalımda yaşamaya devam etmiş.

İşte o sayfalardan biri… Tarih atılmamış ama imza var. İmza atmak o yaşta çok önemli; birey olmak, büyümek demek imza atmak. Birbirimize veda etmemize bir yıl kala yazılan bu satırlar ve defter arasına sıkıştırılmış siyah beyaz bir vesikalık fotoğraf…

O zamanlar tırnak resim denilen bir vesikalık çeşidi vardı. Küçük suratlarımız daha da küçülür; minicik bir şey olurduk… Yoksa çok mu büyüdüm de; şimdi o fotoğraflar bu denli küçük görünüyor gözüme? (Devamını okuyun…)


Şiirlerimin son valsi

beynimde riyakar bir düşüncenin dansı
diyor ki;

‘düşene kadar dans edelim bu gece
aşık olalım yanımıza ilk gelene
hem bir gecelik aşktan ne çıkar’

cevabım;
-kocaman bir hiç (Devamını okuyun…)


Bunu Söylememeliydim!

Bir güvercin kanat çırptı aniden, pencerenin önünde. Bana anlatılanların ciddiyetini kavramış gibi, kanatlarını cama çarpıyordu. Bakışlarımızı çekip  birbirimize odakladığımızda, gözlerinin dolduğunu farkettim. Samimiyetinin doruğunda olduğu, gözlerinden süzülenlerle belli oluyordu. Bende ise, O’nun gözlerine bakmama izin vermeyen garip bir mahcubiyet ve anlattıklarını dikkatle dinleten şiddetli bir merak uyanmıştı.

“- Neden bu durumlara geldik biliyormusun kızım? Hepsi benim suçum. Aklıma geldikçe kendime çok kızıyorum.

Bir zamanlar çok zengindik biz. Hem öyle zengindik ki, sanki hayatım boyunca harcasam  bitmeyecekti sahip olduklarımız. Arsalarımız, dairelerimiz, 20 değil 30 değil kilo kilo altınlarımız… Her şeyimiz vardı, hem de fazla fazla.( Annem onların evlerini, zamanın milletvekillerinin sık sık ziyaret ettiğini anlatmıştı.) (Devamını okuyun…)


Sanılar

Dört bir yanımdan daha fazlası not alınmış hayatlardı. Çözülmesi gereken sorular, cevapların yanlışlığı, yanlış durumların doğru sanılması gibi bir şey…

Doğrular, zannettiklerimiz, doğru olmasını arzu ettiklerimiz, onaylanma isteğimiz, kaygısız ve kayıtsız kalma çabalarımız. Neydi tüm bu olanlar? Tüm bunlar neyim toplamıydı ya da değildi.

Düşünülmüş, tasarlanmış şeyler yaşamaktan öte bir şey hiç değildi… (Devamını okuyun…)


Şiir üzerine konuşmalar

Basit cümlelerle kendine has duygular yakalamayı seviyorum. Bu benim için imkansızı zorlamak gibi bir şeyi temsil ediyor. İmkansızları seviyorum.

Anlaşılamıyoruz. Her ne kadar basite indirgesek bile anlaşılamıyoruz bazen. Fazla seviyeyi düşürdüğünde ise bu sefer anlaşılıyorsun ama ‘bunu ben de yazarım’ gibi cümleler duymaya başlıyorsun. Bunu keşfettim ve şimdilerde koyverdim gitti. Artık anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az demek istiyorum.

Lafı uzatmadan ufak bir şiir açıklaması yapmak istiyorum. Aslında insanlara mahremlerini açmak gibi bir şey olacak bu. Hani başkası olsa meslek sırrı der anlatmaz şiirlerin nasıl çıktığını. Ben anlatılmayacak bir taraf göremiyorum. (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.