arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 50

Dört Eş’le Yaşam…

Sibel Üresin ismi gündemi  meşgul ediyor;  malum açıklamaları yüzünden. Çok eşliliğin dinimizde olduğunu söyleyen Üresin, bunun yasal olmasının gerektiğini ve dayanaklarını kendince açıkladı .Toplumda çok eşliliğin yaygın olduğunu ,yapılacak yasal düzenlemelerle olası  ayrılıklarda kadının mağdur olmamasının sağlanacağını söylüyor. Eğitimini insan davranışları bilimi üzerine almış kimi belediyelerde evlilik üzerine seminerler veren bir kadının ağzından dökülen sözcükler bu çağda, bu nasıl anlayış dedirtiyor insana…

Düşünün ki  zengin,  dindar geçinen  ve de seks düşkünü kimi erkekler canlarının istediği işveli,cilveli kadınları imam nikahı ile eşi yapıp ayrı ev açacak, düzen kurup belli periyotlarla o eşlerini ve eşlerinden olan çocuklarını ziyaret edip ilgilenecek . Dört ev, dört kadın ve her birinden üç  çocuk olsa, adamın perişan olması gerekir. Oradan oraya koşturup; eşlerini yatakta mutlu edecek,karınlarını doyuracak, çocuklarıyla ilgilenecek, kadınların birbiriyle olan ilişkilerinde sabırlı, dayanıklı olup her sorunu adil bir şekilde ve kimseyi kırmadan çözecek. Motor takması lazım bence. (Devamını okuyun…)


Gidişine birkaç cümle

Sen gideceksin ya…

Bilmiyorsun arkanda ne bırakacağını. O kadın yokluğunda sesini tekrar tekrar anımsayacak unutmamak için… Bütün yaşananlara sarılacak yüreği yerini sıcak tutabilmek için. Avuçlarını ellerinle dolduracak, huzur aradığında sana koşacak ama olmayacaksın orada… Geleceğin günü hayal edecek oturup o otobüs durağında… Gerçekliğine sarılacak boşlukta kalan bedeni, gecelerin de anlamı olmayacak sen olmayınca… Yaşlanmayı bile umursamayacak günlerin geçip gitmesini beklerken…

Arkanda bıraktığın kadın bir yığın aşk dolu sözcük biriktirecek sen dönene kadar… Okuyamasan da o haykıracak bilmesen de yaşayacak istemesen de sevecek. (Devamını okuyun…)


Hayal

Hayallerin görkemine yenilmiştim. Başta kendisine aşık eden uzak ışıltılı güzel bir ihtimaldi. Yaklaştıkça ışıltısıyla kalbimde kelebekler uçurması gerekirken yüreğimdeki anlamını kaybetmişti.

Uzaktan o kadar görkemliydi ki… Görkemiyle peşinden sürüklemesi kaçınılmazdı. Başta uzun ve imkansız bir yol gibi gözükse de zaman o hayal ile buluşmamı sağlamıştı. Belki de her hayalin başına gelen benim hayalimin de başına gelmişti. Her şey peri masalını andırırken ruhumu bir eksiklik, anlamadığım bir boşluk duygusu sarmıştı. Sanki bu hayal benim değilmiş, ödünç aldığım bir hayali yaşıyormuşum ve bana hayalimden kafes yapmışlar gibi gelmişti. (Devamını okuyun…)


Seçim Panayırı

Sizlerde sıkılmadınız mı? Allahaşkına; Sokağa çıkmak istemiyoruz. Yer, gök, duvarlar her yer o kadar kirlenmiş ki öyle böyle değil, tamamen görüntü kirliliği… Seçim yüzünden neredeyse kulaklarımız sağır olacak, bu kadarda olmaz yanyana, dip dibe seçim mekanlarını kurmuşlar üçünün sesi birbirine karışıyor…

Böyle yapmakla sanki ne zannediyorlar anlamıyorum, tamam tabii her parti kendi reklamını yapacak ama, insanların bu kadar yüksek sesle rahatsız olacağını düşünmüyorlar, pencereyi açmak lazım artık havalar ısındı ama, ne mümkün seçim konvoyları müziklerini sonuna kadar açmışlar, aman aman bangır bangır bağırıyor anons yapıyor, kayıtlı kaset devamlı dönüyor, vaadler, vaadler, verilen sözler ama hepsi boş işler millet bunları çok iyi anlıyor da onlar hala direniyorlar. (Devamını okuyun…)


Efriz abladan iki yeni şiir geldi

Hayırsıza

Unuttum yüzünü çeşmi siyahım
Hatırlat kendini bir selam eyle
Acep küskün müsün neden gelmezsin
Gel de şu yanıma bir kelam eyle (Devamını okuyun…)


Harflere yüklenen anlamlardan başka ün’ler arıyorum

Uzun yolların nihayeti burada olmam,
Oysa ben hiçbir yere de gitmemiştim.
Trafik lambasının kırmızısı gibi sabittim
Ya da kutup yıldızı.
Çok yorgunum
Gitmediğim yolların yorgunu
Ve kara toprak herkesi çağırdığı kadar
Beni de çağırıyor
Kucağına
Ama yorgunum
Gidemem. (Devamını okuyun…)


Boya-badana yaptırılırken tatile gitmeli

Malum havalar ısındı ya boya badana sezonu açıldı. Bizde uzun süredir evi boya badana yaptırmamıştık. Artık vaktidir deyip bir boyacıyla anlaştık. Boyacılar ilk önce eşyaları alt alta üst üste odaların orta yerine çekerek kendilerine rahat çalışma ortamı sağladılar. Onların bu rahat çalışma ortamı bizim için ise rahatsızlık ortamı oldu. Yani düzenimiz bozuldu. Sanki boyayı biz yapmışız gibi yorulduk. Hayır, biliyorduk da zor olacağını bu kadarını tahmin etmiyorduk. Evde oturacak köşe bucak yer aradık. Haylaz çocuklar tarafından yuvası bozulan kuşlara döndük. Evin içinde sağa sola gezinip durduk. Düzen bozulunca da doğal olarak biraz sinir katsayımız yükseldi. Asabileştik :)

İşin ilginç yanı bunun böyle olacağını az çok tahmin ettim bende bizimkilere söz dinletemedim :) Okullar kapandıktan sonra yaptıralım şu işi hem siz bir yerlere gidersiniz hem de ev bu arada boş olur diye söyledim. Ama olmadı. Ne yapacaksın işte hanımların içi rahat etmiyor. Belli mi olur belki renk istediğim gibi olmaz, belki eşyalar çizilir falan neme lazım ben başında olmalıyım deyip titizleniyorlar.  İçleri rahat etmiyor.  Onlar için ev konu olunca gerisi teferruat kalıyor. Biz beyler bu konuda daha rahatız sanırım. (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz