arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 79

Adam ve Kadın (firar)

Kayıptın geceye kurşuni renklerle cümleler kurduğumda. Yokluğun yine sapı işlemeli bir hançerin ucundan damlayan kan modunda ağır ağır geçen bir zamandı. Sen li cümlelerin sonuna ne eklesem olmayacaktı en başından biliyordum.

Bir adamı sevmenin soğuk ölüme gülümsemekle ve yüzde elli şans verilmiş bir hayatı kurtarmakla başa baş yarıştığı bir oyunun tam da ortasındayım. Hırs mı dedin? asla olsa olsa sana karışabilme bir bütün olabilme arzusu olabilir. Sadece seviyorum adam, sonunu başını düşünmeden bütün benliğimle seni sen olduğun için seviyorum.

Kurduğun ahenkli cümlelerin içinde harf harf seni görüyorum. Benzersiz işleyişiyle beyninin kıvrımlarında gezinmek bir dünya turunun yanında çok daha heyecan verici. Sen keşfedilmeyi bekleyen bir dünyasın… Bu dünyanın ayak basılmadık yeri kaldımı adam? (Devamını okuyun…)


Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Solucanlar

Yüksek sesle çatırdıyor; göğüs kafesinden duygularını iyiye taşıyan tekne. Fazla ağlama su alıyoruz, batıyoruz. Ellerini çek dilimden, şimdi susarsam ölürüm ve ben ölürsem cesedimi teşhis edecek, iyi ölüden anlayan insan yok.

Gülüşünün ağaçlara bayram elbisesi diktiği o öğlen üstü, üstümde senden başka bir şey yoktu, biliyordun… Bile bile ağaçlara güldün, üşüdüm…  (Devamını okuyun…)


Bana yağan yağmurlar

Ne zaman yağmur yağsa İstanbul’a ilk ıslanan benim yalnızlığım oluyor. Camın buğusundan  kayan yağmur damlaları gibi içimde bir şeyler beni aşağılara doğru çekiyor. Sevinçlerim terk ediyor, zaten atmaya mecali olmayan yüreğimi.

Gökyüzü ağlıyor, ben ağlıyorum.

Duy sesimi sevgilim!

Kendimi mutsuz hissettiğim bu vakitler, senle doluyorum iyiden iyiye. Varlığına umutla sarılıyorum. Seni düşünüyorum, özlüyorum. Her yağmurda ıslanan yalnızlığıma, bulutların ardından bir güneş gibi doğuyorsun. Küçük yüreğim sığmıyor göğsümün sol yanına. Öyle bir  taşıyorum ki;  düşüncelerimle aşk yolluyorum telaşla tüm varlığıma. (Devamını okuyun…)


Asla

Asla….Asla… Asla… Ne çok asla demiştim.

Kendimden uzaklaştırıp asla dediğim her şeyi fırtınalara emanet etmiştim ama emanet ettiğim fırtınalar öyle bir esmişti ki hayatımda eninde sonunda aslalarım onu istemeyene geri dönmüştü. Neleri uzaklaştırırsam hayat, onlara benim hayatımda bir yuva yapmıştı. Benim hayatımda bana ait olmayan bir yuva…Yoksa ondan mı hiçbir yere ait değildim?

Asla demek, beni güçlü yapmamış aksine güçsüzleştirmişti. (Devamını okuyun…)


Sorun beni gecelerden/ Efriz Gesoğlu

Acı hasret çekerim ben
Gizlice yaş dökerim ben
Rüyada; gül, diken’im ben
Sorun beni gecelerden

Geceler benim sırdaşım
Gecelerde akar gözyaşım
Karanlıklar arkadaşım
Sorun beni gecelerden (Devamını okuyun…)


Ve sonra gözlerin kilometrelerce susardı

sen aşksın dedim, içinden onlarca başkası çıktı;
kaç acısı varmış,
kıç acısı varmış,
kaçası varmış…
aşk hep acıyı, acı çekenini sevdi ve toplayıp şarkılara gömdüm
sonbahar sarısı gidişini.

gidişin; cebinde benzin bidonuyla gezen kadını düşürdü kirpik uçlarından;
her an her şeyi yakmaya hazır,
aklı sadece bana çalışan,
şiirlerimi kasıklarına dövdüren,
kasıklarında şiirselleşip dövündüğüm
ve küfürlerine mezar olduğum,
en ücra hislerimin sahibini… (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.