arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 8

Bölünsün istiyorum…

Kendimi ezdirmedim onlara ama içimde birşeyler oluyordu, ruhum daralıyordu. Saat karanlığı göstermişti… yağmur eşliğinde çıktım dışar. Fütursuzca arkama bakmadan yürümeye başladım. Siyah kapşonlu adamlar takip ediyorlardı sanki.

Arkadaş sıfatı taşıyan birkaç kişiyle telefonda konuşmuştum. Ve canımın sıkıldığının hiç birinin umrunda olmadığını fark ettim. Can dostum, güzel kişi, diyemeyeceğim tekelci İbo’nun yanın da aldım soluğu. Karaciğerime gereken hassasiyeti gösterebileceğim kadar alkol aldım yanıma, kız arkadaşımın evinin yolunu tuttum. (Devamını okuyun…)


İki yüzlü şiir

“Tıpkıı… tıpkı günümüz estetiğinin artık güzel ya da çirkini değil, banal ve kiçi vurgulaması gibi… üstünü çiziyorum senin” demiştim aylar önce.

Aşk fosforlu bir renkti, hatalarda unutulmaması gereken önemli deneyimlerdi. Tekerrür etmemesi için unutulmamalı, fosforlu bir kalemle itinayla üstü çizilmeli, zaman zaman geriye dönüp baktığımızda dikkatimizi çekip beyne sinyal göndermeliydi.

Tek bir şiir, son altı ayda yazdığım, beni yatağımdan sıçratıp yazmaya iten. Beni son derece memnun bıraktı. Çünkü; Estetik tam da bu noktada da benim şiirimde devreye giriyor, banal ve kiçi vurguluyor. Yaşadığımız kiç hayatları. Suçlu kim bilmiyoruz ben, sen, o, bir başkası, bir başkaları, ne fark eder ki? Sonuca bakınca hepimiz banal ve kiçtik. Yaşanılanlar çok tanıdıktı, kulak aşinalığı, göz aşinalığı vardı. Zamanında unutulmaz aşkların sevincine, kederine, ızdırabına, umuduna dil olan şiir çoşkuyla dökülüyordu, yine dökülüyor dilden; banal ve kiç ilişkilere… (Devamını okuyun…)


Hayalimdeki Kadın

Hayata erken atılmanın ceremesini çekiyoruz belkide.Kim isterdi ki böyle olmasını, sanırım tanrı biraz cimri bana karşı diye düşündüğü oluyordur herkesin. İşte öyle zamanlardan biri sanırım benim ki. Her genç gibi benimde hayallerim var aslında, lakin hayat müsade etmiyor da olabilir. Ya da tam tersi, bende çabalamıyor olabilirim.

Kafası karışık bir polyanna gibiyim, sanki vertebra ameliyatı olmuş ve toplanmam uzun zaman alacak.Ya da ameliyatımı yapan prof. sanki vidayı yanlış yere atmış ve felç kalmışım. Ya da çok ciddi aşk acısı da çekiyorumdur ve haberim yoktur…

Evet evet tam da bu olsa gerek. Ben o kadına aşık oldum, uzun saçının kumrallığı, gözlerinin yeşili, incecik beli, buğulu ses tonu… işte o kadına, ben o kadına aşık oldum. Aslında saçma geliyor herkese benim bu durumum. İnsanlar; bir insan hayalindeki kadına nasıl aşık olur diye dalga geçiyorlar…  (Devamını okuyun…)


Bir hayat daha istemiyorum

Sensiz geçen hiçbir anın telafisi yok,
ve sen,
sensizliği bilmeden yaşıyorsun gönlünce.
Çektiğim bunca acıya rağmen,
mutlu olsan keşke.
Olmadığını sanıyorum.
Belki öyle görünüyorsun bilemiyorum.
Nerede olduğunu bir an düşünmek yetiyor.
Sonrası, işkence gibi kurtulmak istediğim bu düşüncenin.
Sen yaşıyorsun, ben ölüyorum. (Devamını okuyun…)


Baba biliyor muydu?

“Hayat devam ediyor” dizisi bildik konu ve ilişkilerle ile sürer iken bu hafta ilk defa zaplamadan izlediğim bölümde iki olay gözlerden kaçmadı.

Birincisi, baba oğlunu kemeriyle uzun bir süre kırbaçladı ama çocuğun ne gömleğinde nede diğer giysilerinde en ufak bir zedelenme, bir buruşma olmadı ya da oldu da biz göremedik. İkincisi ise damat nikâh masasına gelmedi, kaçtı. Babası “bakın şuna nerde” diye bir adam görevlendirdi. Sonuçta arandı ve bulunamadı… (Devamını okuyun…)


Gerçek benim

Savaştan yeni çıkmış bir yüreğin, aşk gölgelerinde biriken umutsuzlukları silebilir misin?
Hangi renkle geldiğin umurumda değil, beni gördüğünde
yalnızca aşk rengine bulanabilir misin?
Bilirsin ki sende; derin uykulardan uyanmak, yüreği gökkuşağına dolamak ve aşka kanat açmak gerekir…
Cesaretini yüreğinle sınayabilir misin?
Sessizliğin ütopyasını bozup, aşka yanan gözlerini derin uykusundan aralayıp gerçeği görmeye hazır mısın? (Devamını okuyun…)


Soğuktan ölür mü sevişler?

İçimde eksilen bir şeyler var… Sözlerinle kanattığın yaralarla kaplı benliğim.
Acıyan yerlerini hissetmiyorum artık yüreğimin, kanayan yaralarımı pansuman edecek temiz el yok dünyada.
Her yazdığım satıra bir gözyaşı dökmek farz mı? bilmiyorum, sessizce akı(tı)yorum gözyaşlarımı saklanıp ıssız bir köşede.
Ben maktul ben katil sen suçlu değilsin sevgili vicdanına zulmetme.
Ellerim titriyor saklıyorum düşlerimi derin dehlizlerine bu şehrin… Yağmur yağar ıslanır, soğuktan donar ölür mü sevişler? (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz