arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 80

Her görülen sakallı baba değildir!

Bu gün bizim için sıradan bir gündü. Ben işe gidiyordum, kızımda üniversiteye okuluna. Çalıştığım işyeri ile kızımın okulu aynı istikamette olması nedeniyle genelde her sabah evden birlikte çıkar onu okulunun önünde indirir işime öyle giderdim.

Bu günde öyle yaptık. Yeditepe Üniversitesi önünde kızımı indirdim. Biraz ilerledikten sonra birden sivil bir arabadan megafonla” sağa çeker misiniz lütfen” diye bir anons duydum. Önce anlayamadım kime seslenildiğini. Devam ettim. Bu sefer anonstan“ YN 444 size söylüyorum” denildi. Bende arabamı sağa çektim ve durdum. (Devamını okuyun…)


Ayrılık

Yanından geçtiğimde yüzünü çevirip bakmadın
Sana seslensem belki duyardın
Dilim varmadı adına
Tam dudaklarımdaydı adın
Sesim kesildi sanki
Konuşmayı unuttum
Yuttum adını

Uzaklaşırken el sallamak istedim
Meyil ettim ama yapamadım
Tam elimdeydi ‘hoşça kal’ım
Elim varmadı vedaya   
Öyle kalakaldım (Devamını okuyun…)


Ev-len(emiyoruz)

Gayrimenkul alanında şöyle bir etrafımıza baktığımızda, her yerde reklamlar, ilanlar, gözümüze gözümüze sokuyorlar. Sadece gerçek hayattaki reklamlar değil, İnternette her sayfada gezinirken tıklayınız yazılarını görmüşsünüzdür.

Biraz baktım nasıl ya! Diyerek hemen araştırdım, ama göz boyamadan başka bir şey değil, evler kanatlanmış uçuyorlar :) Ama iş satmaya geldiğinde, ev sahipleri ve emlakçılar vicdanlarını sepete koyup tavana asmışlar. Sanki bana pırlantadan ev satıyorlar, bu kadarda olmaz ki! (Devamını okuyun…)


Ben di’li geçmiş zamanlarda aşk’tım

Gönül gidişlerden muzdarip, zaman gidiş-gelişlere gebe. Gidip gelmediğin, gelip arkana bile bakmadığın sevdalarınla dolu geçmişin, günün, geleceğin…

Şimdi burada olman; beni mi yoksa kendini mi çok sevmenden kaynaklı; düşündürüyorsun. Düşünüyorum; yaşanan her gün, her saat, belki de her an sona yaklaştırırken bizi, “neyi” beklediğimizi düşünüyorum, “ne” yaşadığımızı, “kim” olduğumu…

Zannettiğin gibi aşk’ın tüm sıfatlarını, üzerimde taşıdığım da yok.  O kadar da büyük değilim; haddimi ve de yerimi bilecek kadar da mütevaziyim dünya üzerindeki varlığıma istinaden. Bu telaşlı hallerin aşk’tan değil kuzum; bilmiyorsun, anlamıyorsun, görmüyorsun… (Devamını okuyun…)


Hayattan kaçmak mı? Asla…

Hayatımı, notlarımı ve yaşadıklarımı bir bavula koyup gideceğim buralardan
Ne olursa olsun, şimşekler de çaksa, rüzgârlara da kapılsam yoluma devam edeceğim
Bu bitmez çilelerden, anlamsız bakışlardan yalancı yüzlerden…
Kaçmak değil aslında, geçmişi unutmak, beynimi yeniden kurmak istiyorum.
Hayat… Seni ezeceğim, bir yudum suda boğacağım,
Gücümüzü mü deniyorsun, dayanıklılık testi mi yapıyorsun?
Dayanacağım! Dağlara kayalara karşı geleceğim
Yıkılmadan, sürünmeden sırtıma vurulan ağırlıklara rağmen…
Göklerin yerle bir olsa da gideceğim, semaya yükselene kadar (Devamını okuyun…)


Tarihimiz yanlış tanıtılıyor

Muhteşem Yüzyıl dizisi hakkında, ben de kısacık bir şeyler söylemek istiyorum; arkadaşlarımız yazmışlar çok güzel anlatmışlar, onlara katılıyorum.

Eğer dizideki sahneler gerçekten doğruysa demek ki; padişahlar ülkeyi yönetmek yerine, sadece kadın ve eğlence peşinde koşmuşlar. Ama hepsinin doğru olarak bire bir yansıtıldığına inanmıyorum. Öyle ise neden bütün padişahlardan övünülerek bahsediliyor. Ben okumadım ama en kısa zamanda tarihimizi araştırmayı ve okumayı düşünüyorum. İzlerken bazı bölümlerde hayretler içinde kalmıyor muyuz? “Bu kadar da olmaz yani” dediğimiz sahneler çok fazla. Merak ediyorum “Acaba senaryoyu tarih kitaplarına sadık kalarak mı?” yazıyorlar… Yoksa kendiler de bir şeyler ekliyorlar mı? (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.