arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 81

Reklamedya.info/ V Dergi’de yayımlanan yeni yazım

V dergide yayımlanan “Kriz teğet geçti, yanılmışlık can’a oturdu” başlıklı yazımı alttaki linke tıklayarak “YAZ” dedi ZEUS isimli köşemde okuyabilirsiniz.

http://www.reklamedya.info/8/index.html

www.reklamedya.info adresinden V dergiyi ziyaret edebilirsiniz… (Devamını okuyun…)


Dudaklarımdan kalbime düşsün diye

Farkındayım; çok değiştim… Eskisi gibi değilim artık… Daha güçlü ama bunun yanında daha yalnızım… Kalben mutlu gibiyim ama içime baktığımda bir yanım biliyorum ki hep eksik… Ağlamıyorum artık daha çok gülüp geçiyorum olup bitenler karşısında. Çok ciddiye almıyorum hayatı biraz deliliğe vuruyorum, birazcık da şakaya.

Başımı koyup yaslandığım omuzların aslında birer yalan olduğunu, verilen sözlerin tutulmadığını, seni seviyorumların altında ise acabalar taşıyan bakışları gördüğüm günden beri ben tek başıma dimdik durmaya çalışıyorum… Ve kimseyi çok sevemiyorum artık… Çünkü biliyorum ki çok sevmediğim, daha doğrusu çok sevip belli etmediğim zamanlarda, ben hep daha değerliydim… Ne zaman çok sevdim, işte ben o zaman kaybettim… Haksız yenilgilere şahit oldu benim yüreğim… Haketmeden çok incitildim… (Devamını okuyun…)


Artık Cesetlerimiz Çürümeyecek

Yediğimiz kimyasalların, bedenimizde suni bir mumyalama etkisi oluşturduğunu biliyormuydunuz? Peki ya  son 4 senedir, Avrupa ülkelerinde ölen insanların cesetlerinin hiç çürümediğini? Böyle  bodozlama bir giriş cümlesi kurarak başladığım için, affınıza sığınıyorum. Ancak, belkide yabancısı olmadığınız bu konuyu sizinle paylaşmak istedim. “Atın ölümü arpadan olsun” yada “ Hızlı yaşa genç öl, cesedin yakışıklı kalsın” fikrini savunanlara bu mumyalanma işi cazip gelebir elbette.

Bana yaklaşık bir ay önce, değerli  gazeteci arkadaşım;  Kemal Dadaşoğlu’ndan gelen bir mail ile başladı hikayem. (Devamını okuyun…)


Esirlik

Göz bebeklerinin içine
Bağdaş kurduğum gün
Başladı kalp çarpıntılarım…
En mistik zamanlarda
Olabildiğince alaturka ezgiler çaldım kirpiklerinden.
Ve ben varlığına köle olurken öğrendim
Esirliğin (Devamını okuyun…)


Hep maviydi hayallerim

1 Haysiyet

Hep maviydi hayallerim, en masmavisinden.
Korkak yanlızlıklarım yoktu eşkiya gecelerimde.
Ve sukünetinde uyurdu zaman.
Dayanıcak kalbim söz verdiği gibi.
Namusu ve haysiyetiyle…

2 Çocukluğumuz (Devamını okuyun…)


Japonlar yapmış abi…

İnsan ister istemez soruyor, sorguluyor Japonya da meydana gelen deprem ya Türkiye’de olsaydı ne olurdu diye. Herhalde yok olurduk, toz olurduk, bulut falan olur gökyüzüne kuş misali karışırdık… Ne kadar tuhaf değil mi Japonyadaki depremde dünya ekseni 10 cm kaydı ama gelin görün ki Japonya’da bir tane bina çökmedi. Neden mi? Adamlar bu işi iyi biliyor hanımlar beyler…

Deprem doğal bir felaket bunun inciğini cinciğini anlatmama gerek yok zaten hepimizin bildiği şeyler. Önemli olan sen bu bildiğin şeyin karşısında ne kadar güçlüsün ondan haber ver! Binaların ne kadar güvenilir ve ne kadar sağlam… Haberlerde izlemişsinizdir Japonya’da insanlar devlet binalarına sığındılar. Neden mi? Çünkü binalar güvenilir ve sağlam. Peki ya bizde durum ne? Bizde durum aynen şöyle binaların sağının solunun çatlaması için deprem olmasına bile gerek yok. Akışına bırak bina nasılsa yapıldıktan bir süre sonra kendiliğinden patlak veriyor. (Devamını okuyun…)


Yıllanmış hayaller

Yokluğun
hatırsız bir acı kahve gibi
ayıltırken sarhoş umutlarımı
ben hüzünlerle sevişiyordum
boş rakı şişelerinde

bir görsen
oyunlarını kaybetmiş çocuklar gibiydim
oyuncaklarına kırılmış…
akşam ezanıyla biten
evcilik oyunlarının
“biraz daha” larına benziyordu
kursağımda kalmış “gitme” lerim (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz