Toprağa değil sevdiğine gitti

Aşkın yaşı yoktur cümlesini çok sık duymuşuzdur hepimiz. Aşkın yaşa bakmadığı bir kez daha kanıtlandı, 80 yaşındaki Gülsüm nine ile Kazım dede tarafından. Aşkın yaşa başa bakmadığı sözleri, onlarla ve aşklarıyla bir kez daha yerini buldu.
 
Haberi tebessümle okudum. ”80 yaşındaki Gülsüm Aslan, yaşlılık maaşı kuyruğunda tanıştığı aynı yaştaki Kazım Yıldız’a kaçtı” yazıyordu gazetelerde.
 
İki ay önce maaş kuyruğunda tanışmışlar. Maaş kuyrukları ne denli uzun düşünün ki, yaşlılar kuyrukta sıra kendilerine gelene kadar, aşık olup evlenme kararı bile alabiliyorlar (devamını gör…)


Hiç bir aşk lay lay lom olmamalı (video)

Oğlum, geniş aile dizisini izlerken; zek’in(zekai) pırıl’la ayrıldıktan sonra yaptığı tripler esnasında aşağıdaki şarkı çalıyordu, şarkıyı dinlediğinizde “damar tabir edilen, aşk’ın herşeyi yaptırabileceği ruh hallerinin marşı” olmaya aday olduğunu göreceksiniz.

Şarkıya, konusu belli bir türk filmi edasında klipte çekilmiş. Şarkının nakaratına dikkat ederek izleyin/dinleyin derim…

Ben sadece ismail yekaya dayanamıyorum, yoksa emek verilmiş herşeye saygı duyarım, dinlerim veya dinlemem ama saygı duyarım… (devamını gör…)


Kız babası olunca masallarda değişir

Yandaki karikatürde kız babası olunca masalların nasıl değiştiğine şahit olacaksınız…

3 Yorum

Muhtacım

Sabah erkenden yola düştüm kardeşimin eşi arabayı kullanırken ben hala uykunun etkisinden kurtulmakla meşguldum. Bir kaç cümle ile başlayan yolculuğumuz şarkıların hakimiyetinde geçti. Radyoda çok uzun zamandır dinlemediğim bir türk sanat müziği eseri ve tabii zeki müren çıkıverdi..

Hatırlamakta çok zorlanmadım ve şarkıyı dinlerken dalıp gittiğimi fark ettim gözümün önünden geçip giden binlerce kareye anlamlar yüklediğimi gördüm. (devamını gör…)


Herkes kendi Avatar’ını hayal etsin

Sinema dünyasında “yüzyılın filmi” olarak tanımlanan ve yönetmenliğini James Cameron’un yaptığı tarihin en yüksek bütçeli filmi “Avatar”ın, izlenme rekorları  kırdığını okudukça bir an önce izlemek istiyordum.
 
Oğlum, Amerika da izlemişti ve evine geldiğinden beri mutlaka görmem gerektiğini vurguladı durdu. ”Ben bir kez daha izlerim seninle” dedi.
 
Dün gece geniş bir aile olarak kızkardeşimler ve erkek kardeşim dahil, eşim çocuklarım hepimiz sinemadaydık. Domuz gribini ipleyen yoktu. ”Avatar” ın oynadığı salon hınca hınç (devamını gör…)


Bay Gri.com bir yaşında

Bir sene önce bu gün 23 Aralık 2008′de burada baygri.com’un yayım hayatına başladığını duyurmuştum. 23 Aralık 2008′de başladığımız yazma serüveninde bu gün 1.yılımızı doldurduk.

Tek başıma yazmaya başladığım baygri.com’da bu gün 23 kişi yazıyor, yazarlara para ödemediğimiz için insanlar yazmaya değer gördüklerini canlarının istediği zaman yazıp gönderiyorlar ve bu çeşitlilikten oldukça memnunum. Geçen 1 sene içinde birsürü olumsuzlukla karşılaştık, üzüldük. Kimi yorumları sitede yayımladık kimilerini içimize attık, eleştiriye saygı çerçevesinde olduğu sürece her zaman açık olduk. (devamını gör…)


21 Mayıs – 23 Aralık

Ne çok mirası yüklenmişim meğer. İçimi ne çok biriktirmişim, birer birer. Aylardan Mayıs, günlerden 21 di takvim yaprağında, göstergeler. Ardına kadar açıldı kapı, beni içeri buyur ettiler.
 
Ben, tarihimle çıkageldim. Çektim usulca sularımı, kum tanelerimi gözlerinize serdim. Başlarda ürkektim. Toy ve acemi olduğumu hep söyledim. Elimden her tutanın, sözleriyle yüreklendim. (devamını gör…)


Alışmak mı? Sevmek mi?

Geçmek lazım bu sokaktan, bu ışıkların altında beklemek lazım, soğuktan biraz üşümek lazım, o ışığın seni ısıtmasını değil, beklenilenin, özlenenin gelmesini istemenin içini ısıtması, yüreğini sıcacık yapması lazım.

Heyecan duymak lazım, kaldırımlarda oturmak lazım, eller ceplerde delik ayakkabılarının altından sızan yağmur sularına rağmen üşümemeyi bilmek lazım …. (devamını gör…)


Tahta baston

Kurak topraklar gibi derin derin çizgiler belirmişti yüzünde. Her bir çizgi yoksulluğu, hüznü, acıyı ve mutluluğu yani yaşanmışlıklarını anlatıyordu tek tek. Pamuk tarlasını andıran beyazlar düşmüştü rüzgârın savuramadığı bir tutam saçlarına. Toprağı işlemekten elleri nasırlaşmış, secde etmekten beli kamburlaşmıştı adeta. Gözler ufukları göremez, kulaklar ise rüzgârın uğultusunu bile duyamaz olmuştu. Ayaklar dersen aksıyordu, taşıyamıyordu artık o yorgun bedenini.

Sızılar, ağrılar gelip gidiyordu hep habersizce. Onlarla baş ediyordu da hüzünleri ve hasreti savamıyordu bir türlü. Paylaşmak istiyordu azaltmak için. Lakin çoğu zaman yine (devamını gör…)

7 Yorum

Boyalı kafa

Geçtiğimiz cumartesi gecesi, bir restaurant da yemekteyiz arkadaşlarla. Malum, dumansız hava sahası, keyif yaptırmıyor artık  sigara içicilerine.
 
Çıktık, restaurantın bahçesine. Sigara içenler için bir düzen kurulmuş. Masalar atılmış. Masaların başucuna da ısıtıcı mantarlar koyulmuş.
 
Yaktık sigaralarımızı yemek üstüne, hasretle. Daldık içerdeki masa başından daha başka konulara. Neden? Çünkü, bahçede ısıtıcı mantarların altında, bizim masa yok sadece. Sigarasını alan üşüşünce bahçeye, bahçede ki masamızın etrafı da doluyor tanıdık (devamını gör…)


Yalnızlık terbiyesi

Aile olmak güzel de, bu aralar çokluğun tezatı tekliği yaşamaya takıldım. İçimde, ”Ya bir gün yalnız kalırsam’ın alıştırmalarına başladım.
 
Tuhafım ne yapayım. Ama sağlamcıyım. Şimdi ev kalabalık, şükür dolu dolu etrafım. Ama ”Bir gün ya böylesi herkesi eteğimde bulamazsam” diyorum. Ve ruhuma, bu kalabalıkta, yalnızlık egzersizi yaptırıyorum. (devamını gör…)


  • Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman, çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat. Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın, ateş de pay alır kendine soğuktan..."Pablo Neruda"

  • Arşiv

  • Kafiyesiz Duygular on Facebook
  • (-_-)

  • www.baygri.com on Facebook
  • Son Yorumlar

    Biz - Ben - Yazarlık - Sponsorlar - Sitemap - 1 Dk. - Gizlilik - Kullanım - Reklam - Sponsorluk - Yukarı


    Türkiye'nin en iyi topluluk blogu ödülüne layık görülen baygri.com özgür ve samimi bir sinerji topluluğudur, bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. copyright © 2008-2010 Bay Gri