arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 9

Baygri.com üç yaşında

İçinden gökkuşağı geçirmeye çalışarak hayatın asık suratına tokat atıp bir nebze rahatlama, birazcık tebessüm etme adına kurduğum baygri.com bugün üç yaşında.

Baygri.com’un yazar kadrosunda; ressamlar, kitapları çıkmış profesyonel yazarlar, yakında kitabı çıkacak yazı insanları, akademik kariyerleri dört nala koşan öğretim üyeleri, üst düzey yöneticiler, öğrenciler, öğretmenler, işçiler, ev hanımları, doktorlar, işin ehli hüzün dağıtıcılar, iflas etmiş genç işadamları, ön sıradan insanlar, sokaktaki insanlar ve içinden sokak geçen insanlar gibi çok farklı pozisyonlarda hayatı ve olayları yorumlayan yazı gönüllüsü var… Ve yakında yazar kadromuza katılacak onlarca kişi var.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Baygri.com’un 23 Aralık 2008’de başladığı internet serüveninde yazı, destek ve sinerjileriyle yanımızda olan; (Devamını okuyun…)


Son pişmanlık fayda etmez

Beynindeki kalın damarları arasına sıkışan o sesleri duymak istemiyordu. Kafasındaki sürekli konuşan o gizli kişileri, tıpkı çan sesleri gibi beyninde zonklayan, bir gün mutlaka kapımı çalacak, ölüm banada gelecek, diye diye ruhuna işleyen kelimeleri kalbinden tek tek atmak istiyordu.

Hayatının yarısını zenginlik içinde geçirmişti. Olsun dedi. Nasıl olsa artık çok zamanım kalmadı. Daha ne kadar yaşayacağım ki! bilseydi eğer ömrünün çok uzun olacağını o güzelim gençliğini beş para etmez yerlerde geçirirmiydi. Kaldırım köşelerinde yatmayı hayal bile etmemişti. (Devamını okuyun…)


Mazoşist kalp

Beni düşürdüğün şu hale bakınca
Sana mı kızmalıyım kendime mi?
Bilemiyorum.
Kaçmaya çalıştıkça dolanıyorsun zihnime
En durgun yerinde boğuluyorum aşkın
Arkamı döndüğümde boğazımda ellerin
En acı olan durumdan bile haz duyuyorum. (Devamını okuyun…)


Sesimi duyan var mı?

Şimdi çok farklı bir yalnızlığın penceresinden olanı biteni seyrediyorum. Serçe parmağım sargılı. Yazarken acıyor parmaklarım. Okurken yoruluyor gözlerim. Yıllardır alıştığım yalnızlık değil bu. Hani dünya yıkılsa umurumda olmazdı, demiştim ya. Şimdi en yüksek rezistansların kolonlarının birinin sıvası bile dökülse perişan oluyor, gözümün bebeği , o ki gerisini siz hayal ede durun ben biraz feveranlara vurayım başımı…

Korkuyorum geceleri, geceleri gölgemi bulamadığımda korkuyorum. Hiçbir şey yapamıyorum. Ölümümü hayal etmekten başka. Ölüm belki de sığ bir gölgelikte bulur beni, sığlaşan bakışlarımın çocuksu korkusuna aldırmadan ve göz yaşlarıma bakmadan… (Devamını okuyun…)


Barbie ve “Objesiz Algılama”

Hayatımızı her ne kadar kendimiz için yaşıyor olsakta, çocuk sahibi olduktan sonra kendimizi çocuklarımızın varlığına adadığımız bir gerçektir. Onları  hayata güçlü bir şekilde hazırlama telaşımız, eğitimleriyle, okullarıyla ilgilenmemiz, karakteristik özellikleri oluşurken titizlenmemiz vb… verdiğimiz önemin göstergesidir.  En sevdiği oyuncağı almak için beğendiğimiz paltodan, özel ders aldırabilmek için istediğimiz otomobilden vazgeçeriz.

Çocuklarımızla nasıl bir biçimde iletişim kurduğumuz,ilgimizin yeterli olup olmadığı, sevgimizi doğru bir şekilde gösterip gösteremediğimiz ise tam bir karmaşadır. Çocuk eğitimi konusunda yüzyıllardır binlerce kitap yazılmış olmasına rağmen, şartların nesilden nesile değişim göstermesi, çoğumuzu çıkmazlara sokmaktadır. Bazen sabrımızın sınırlarına kadar dayanan çocuklarımız, çoğu kez o sınırı ısrarla zorlarlar. Aldığımız tavırlara kimimizin duyguları karar verse de, sabırlı ve kendisini iyi yetiştirebilmiş kimseler için anlık karar mekanizmasında, akıl güçlü bir biçimde devreye girer. (Devamını okuyun…)


Mış gibi

Mış gibi yapılan hayatlar yaşıyorduk aslında. Gerçekler gaddar bir tokat gibi yüzümüze çarptığında ise sersem bir hal alıp; hissetmemiş, görmemiş , duymamış, falanmış , filanmış gibi yapmalara saklanıyorduk. Ve aslınada bildiğin saçmalıyorduk…

Hızla yaşlanıyorduk, hızla korkaklaşıyor ve olağanca gücümüzle güçlüymüş gibi yapmalardan ise ödün vermiyorduk. (Devamını okuyun…)


Değeri geç fark edilenlere dair

Ölen bir şairin şiirleri gibi,
ayrıldıktan sonra yeri doldurulamayan sevgili gibi,
çocukluk gibi, gençlik gibi
geçmiş zaman gibi
değeri geç farkedilen ne varsa onlara dair bir yazı okuyacaksınız şimdi.

Elinizdekilerin değerini kaybettiğinizde anlamanız hayatın size bir cilvesi olabilir. Sahip olacağınız güzellikleri düşünemeyip onlara sahip olduğunuzda değerini bilmemenizse sizin naz yapmanızdan başka bir şey değildir. Lakin fazla naz hayat usandırır. Değerini bilmediğiniz ne varsa elinizden alır.

Her bireyin iyi ya da kötü özlem duyduğu bir çocukluğu vardır. Her fırsatta keşke çocuk olsam diye söylenirler. Tıpkı çocukken keşke yarın sabah kalktığımda on sekiz yaşında  olsam diye söylendikleri gibi. Bu fazlasıyla manidar değil mi? (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz