Ruhsuz mu?
Bir anda etrafım sarılıyor. Herkes ellerimin arasında tuttuğum kağıdı görmek istiyor. Kah elimden alıp şöyle bir bakıyor kah inceleyip içeriğini okuyor. Hatta ne tuhaf sadece dokunmak isteyenler bile var. Herkesin yüzü biraz samimiyetle biraz hasetle gülümsüyor.
Benim tebessümlerim de dudaklarımı süslüyor. Ama bana ait olan kağıt parçası için çıldırtmıyorum sevinçlerimi. Hayatıma dair güzel bir an yaşanıyor olabilir. Üstelik onur verici. Şu elimde tuttuğum kağıt var ya, bakanlıktan geliyor, bakan imzalı takdir belgesi. Ama etrafımdaki insanlara bakıyorum, fazla buluyorum kağıt parçasına verdikleri önemi ve abartılı sevinçlerini.
Benim ki ego değil. Benim ki yumurtayı bile tavaya aşkla kırmak gibi bir şey, yastığa başımı rahat koymak işte. Hak etmek, hak ettiğini bilmek, kendini bilmek işin özeti. Sanki küçükken büyüteç yutmuşum gibi abartılı yaşarım oysa herşeyi.
Bu kez başka…Aşk değil, sevgi değil, kavuşmak değil, sevişmek değil, dostluk değil. Yüreğimi bağlayan bir durum değil. Sadece bir faniden gelmiş bir takdir. Ama yine de yanlış değilim ve yanlış anlaşılmasın benimkisi küçümsemek hiç değil… Sadece kağıt parçalarına, ışıltılı camlara, göz alıcı mekanlara tamah edemiyorum.
Hiç bilmem mesela kuyumcu vitrinlerine burnumu dayayıp baktığımı. Acaba biri bağlantılarımla mı oynadı yada ben ben doğarken bağlantılarım ters mi ayarlandı bilemiyorum. Bazen kendimi bu anlamda yalnız hissediyorum. Onlar gibi sevinç gösterisi yapmayan bana, sanki ruhunu teslim etmiş canlı cenaze görmüş gibi bakıp ”Amaann bu da ruhsuz” diyen arkadaşıma yüzümdeki tebessümü biraz daha yayıyor, tek kelime etmiyorum.
Arabaya biniyorum. Yan tarafımdaki sağ koltuğa bırakıyorum kağıdı ve kocaman sırıtıyorum ”ruhsuz mu?” diyorum, hatta önce kıkırdıyorum sonra kendimle başbaşa arabanın içinde kahkalarla gülüyorum. Ruhsuz mu? İnsanoğlunun takdirine teşekkürü borç bilirken, ruhumu ilahi gücün ve hayatın takdirine teslim ediyorum…
Benzer yazılar
Henüz geribildirim yok
yaklaşık 1 ay önce - 6 yorum
Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.
Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan söz etmiyorum. En can alıcı, en göz kamaştırıcı olan ve en derinlerde, tüm hücre çeperlerinde hissedilenden söz ediyorum.
Hiç geçer mi, böylesine kavurmuş ve savurmuş olan duygunun acısı. Geçmez, ama zamanla hafifler [...]
yaklaşık 1 ay önce - 5 yorum
Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişaha krala vezire kepenk indirmek bende anlamadım ki. Allah’tan henüz ısı yalıtımına girişmedim. Hala kocaman kocaman gülüyorum. Hala insancıl ve sıcağım.
Hani kriz nedeniyle iş [...]
yaklaşık 2 ay önce - 8 yorum
Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor yüreğime bir zamanlar hoş gelmiş olanların üzerine toprak atmaya.
Gelen, geldiğinde hep sefalar getiriyor, gitmek isteyen gidiyor. Dur demiyorum ama öldürmek isteseler de kendilerini yüreğimde, ben [...]
yaklaşık 2 ay önce - 2 yorum
Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum.
Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze tabağımda. Sahi ben seni kaç zamandır tanıyorum. Birbirimizde hükmümüz olalı, kaç mevsim buruşturduk seninle. Yüreğime çörekleneli sen, aylardan neydi, sayılardan hangisi…
Oysa her uçurduğun sözde; ben seninle içimde yeniden hayat [...]
yaklaşık 2 ay önce - 3 yorum
Oyun değil hayat bu…Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rahatça oyundan çıkardık.
Hayat oyun olsaydı, her saçım çekildiğinde düşünmeden savururdum tekmemi mesela. Kolayca küserdim, keyfini bile sürerdim üstelik.
İçim sen diye avaz avaz tepindiğinde, çalabilir miydim kolayca düşünmeden kapının [...]
yaklaşık 4 ay önce - 1 yorum
İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. Kahvemi de aynı alışveriş merkezinin, giriş katında bulunan ünlü bir cafede içerim. Değişmez partnerim, tabi ki kızkardeşim. Kendimi şımarttığım anlarda o benim, bana en iyi eşlik edenim.
Yine her zamanki restauranda afiyetle somonlu makarnamı [...]
yaklaşık 4 ay önce - 1 yorum
Elimde gazete, Hürriyet cumartesi ekinin üçüncü sayfasına takılıp kalıyorum. Fotoğraflardan kendimi alamıyorum.
Amerikan Glamour Dergisinin, eylül ve kasım sayısından iki fotoğraf da bana sımsıcak geldi. Her zaman doğallıktan ve sıcaklıktan yana olan ben, düştüm resimlerin içine. Glamour Dergisi, eylül sayısında çırılçıplak bir kadın fotoğrafı yayınlamış. Fotoğraf 21 yaşında, Lizzi Miller isimli tanınmamış bir mankene ait. Kimseleri [...]
yaklaşık 4 ay önce - 4 yorum
Sözünü ettiğim kişi, annemin arkadaşı Aysel Teyze. Kendisi 67 yaşında ve meme estetiği yaptırmış. Aklı sıra 18 lik memelerle evliliğini kurtaracakmış.
Bildiğim, sertlikten çok tersliği adet edinmiş, despot bir koca. Eve adım attığında, sofra hazır herşey tamam olacak. El yüz yıkarken bile, eşi havlu elinde arkasında hazır ol da duracak. Astığı astık, kestiği kestik, sözü kanun, [...]
yaklaşık 4 ay önce - 2 yorum
Trabzon Emniyet Müdürlüğü Sağlık İşleri Bölümünde hemşirelik yapan ve kendisine ait bir apartman dairesinde yaşayan, Ümran Özer evinde sigara içtiği için Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından evinin kapısına asılan tutanakla uyarılmış.
Habertürk’ün haberine göre; Tutanakta ” Kapalı alan hükmünde 4207 sayılıkanuna aykırı hareket edilmiştir. Bu tutanak Kontrol Denetim Ekibi tarafından kaleme alınmıştır. Tüm apartman sakinlerinin ruh sağlığı [...]
yaklaşık 4 ay önce - 7 yorum
Bende bir çarpıntı, bir hayali fener durumu. Nabız vurdu tavanlara, düşmüyor bir türlü. Aklım yorgan döşekte, vursam kafayı kalbimi çarptıra, çırptıra ritmik ritmik uyusam. Kanım deli deli aktıkça damarlarımda, ben yatağa kazınsam da nabzıma ayar çeksem halleri.
Tabi doğru doktora. Çünkü, etrafım evhamlı. Bir takım tetkikler yapıldı. Holter cihazı takıldı. 24 saat benimle yaşamak zorunda olan [...]
|
yaklaşık 7 ay önce
Öncelikle Gri’yi tanımlayan site başlığını çok beğendim =)
Bende aynı şeyleri düşünüyorum ama bunu insanlara söylemiyorum, özellikle şu “ruhsuz” konusunda. Bana sen “dinsiz misin kardeşim ne ruhsuz’u diyenler bile oldu. Arabam yok ama onlar gidince uzun uzun güldüğüm zamanlar oldu. Bülent Ortaçgil şarkısıyla örnek veririm hep “her siyahn bir beyazı, gecelerin gündüzüde vardır”.
İyimser çocuğu oynamıyorum ama bende maddiyattan olduğunca uzaklaştırdım kendimi, sadeliğin güzelliğini bilirim.
Güzel yorumlamışsınız durumu, tebrikler..
yaklaşık 8 ay önce
Yorumun için teşekkürle sevgili Merve.Yaptığım herşeye önce kendim inanıyor ve aşkla yapıyorsam,hak zaten yerini buluyor gibi bir durum belki de.ve maddeleri eritmek yürekte…
yaklaşık 8 ay önce
kendinize olan özgüveniniz nedeniyle olan bir durum olabilir